Kadir Gecesi

Bismillahirrahmanirrahim

Yegane Rabbimiz Allah Teala azze ve celle şöyle buyuruyor;

“Gerçek şu ki, biz onu -Kur’an’ı Kadir Gecesi’nde indirdik. Kadir Gecesi ‘nin ne olduğunu sana bildiren nedir?  Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve ruh onda Rablerinin izniyle her bir iş için inerler. Fecrin çıkışına kadar bir esenliktir, selamdır o.”

Arapçadaki kadere fiili gücü yetmek, ölçmek, tanzim etmek, planlamak, takdir ve hükmetmek rızkını takdir eylemek gibi anlamlara gelir. Kadir kelimesi de bu anlamlara binaen kudret, şan, şeref, mertebe, takdir gibi anlamlar yüklenir. Buna göre Kadir Gecesi denmesinin özelliği bulunmaktadır. Yani Kur’an’ın inmeye başladığı Kadir Gecesi, bu gecenin şanına, şerefine, değerine izafen bu adı almıştır. Neden bin Aydan daha hayırlıdır, çünkü beşeriyetin peygamber vasıtasıyla, cehaletin ve zulmün karanlığında olan yeryüzü sakinlerinin Allah’tan kendilerine, Onları hem dünyada hem de ahirette mutluluğa erdirebilecek rehber kitabın inmeye başladığı gecedir. Yani Kur’an’ın inmeye başladığı gece Kur’ansız, kitapsız, peygambersiz, kısacası Allah’ın hükümlerinin ve adının duyulmadığı 1000 Aydan daha hayırlı daha, değerlidir, daha şereflidir. Onun için bu vasfı kazanmıştır. 1000 Aydan daha hayırlı olan bu gecede indirilmeye başlanan vahiy, yani Kur’an insanlık için bir öğüt ve bir şereftir. İnsanlık bu kitaptan imtihan olup hesaba çekilecektir. Müminler bu geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli ibadet ve taatle değerlendirmelidir.

Ebu Hureyre radiyallahu anh’den rivayet edilmiş bir Hadisi Şerif’te Peygamber Efendimiz aleyhisselatu vesselam şöyle buyurmuştur;  “ Kim Kadir Gecesi’nin faziletine inanarak ve alacağı sevabı Allah’tan bekleyerek ibadet ve taatle geçirirse geçmiş günahları bağışlanır.”  Kadir Gecesi’nde neler yapılabilir. Kadir gecesi namaz kılarak, Kuranı Kerim çok okuyarak, tövbe istiğfar ederek ve dua yaparak değerlendirilmelidir. Hz Ayşe validemiz demiştir ki; “ Resulullah aleyhisselatu vesselam’e, Ey Allah’ın Resulü Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim diye sordum. Resulullah, Allah’ım sen affedicisin, affı seversin beni affet diye dua et buyurdu.” Kur’an’ı Kerim’in inmiş olduğu Ramazan ayı içinde bulunan ve 1000 Aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğunu önderimiz Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem bizlere beyan etmişti. İbni Abbas rivayetiyle öyle buyurmuştur; “Siz Kadir Gecesi’ni  Ramazan’ın son onu içinde arayınız.”  yine Ayşe annemiz radıyallahu anh; “Resûlullah aleyhissalatu vesselam şöyle buyuruyor, ‘ Sizler Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on gününde ki tek gecelerde arayınız’ dedi diyor. Kadir gecesi hangi gün olduğu konusunda birçok görüş ileri sürülmüştür ancak Peygamberimiz bize son 10 günde arayınız buyurmuş ve gün belirlenmemiştir. Onun için biz inanan Müslümanlar da son 10 gün içinde Kadir Gecesi’ni aramalıyız. Bir güne sığdırılan ibadete göre 10 gün içinde yapılan ibadet, insanın maneviyatını daha çok artırır. Yalnız şu yanlışa düşmemek gerekiyor; Kur’an’ı anlamadan, anlama gayreti göstermeden hatta bunun gerekliliğine bile inanmadan, ecir kazanmak üzere hatim indirmek amacıyla Kur’an okumak, Kur’an’ın anlaşılması engelleyen en yaygın yanlışı oluşturmaktadır. Bu yanlış yaklaşımın bir başka versiyonu ise Kur’an’ı kendimiz için değil de ölüler için ya da ölülere hediye etmek amacıyla okumaktır. Bu konuda o kadar ileri gidilmiştir ki artık mezarlıklarda taze okumuş Yasin ya da hatimler alınır satılır bir meta haline getirilmiştir. Şunu çok iyi bilmeliyiz ki Kur’an’ın müminler için yol gösterici kılavuzluk yapabilmesi, başta olmak üzere kalplerdeki kirlerden arınmayı sağlayabilmesi ve kalplerdeki hastalıklara şifa olabilmesi için ancak öğüt almak ve anlayıp bir an önce hayata geçirmek amacıyla okunması gereklidir. Ama ne yazık ki Kur’an’a çok uzaktan bakan bir toplum olduk. Kıymetli kardeşlerim; gelin bu Ramazan bizim dönüş noktamız olsun. Kuran’ı sadece okuyup sevabını umarak değil, anlayıp idrak ederek, hayatımızı Kur’an’a göre şekillendirerek okuyalım. Dünya, insanları kuşatıp önüne katan değerlerini, ölçülerini, kimliğini, kişiliğini yok edip eriten, Rabbine kulluk yani yaratılış gayesini ahiret hesabını unutturan bir bela, bir musibettir. Şeytanın insanları aldatmak maksadıyla en etkin ve en yaygın bir biçimde kullandığı saptırma aracıdır. Bu sebeple Allah (cc)’ın rızasını kazanmak niyetiyle hayatımızı düzenlemek, bizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak üzere indirilmiş Kuran’ı anlamak, öğüt almak ve onunla ahlaklanmak için okumak zorundayız. Herhangi bir kitabı elimize aldığımızda içindekilere bakarız o kitabın içinde neler var diye. Bize Allah tarafından indirilen ve bu ayda indiği için bin aydan daha kıymetli olduğunu bildiren Rabbimi ‘in kitabının içerisinde neler olduğunu bilmeden okumak içerisinde ne var diye merak etmeden sadece sevap umarak okumak, okumak değildir arkadaşlar.

Selam ve dua ile…

Diğer Yazılarımız