Nedir, Ne Değildir?
REBİULEVVEL AYI Nedir, Ne Değildir?

Bismillahirrahmanirrahim

Rebiulevvel ayı kameri ayların üçüncüsüdür. Peygamberimiz  (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu ay içerisinde dünyaya geldiği için biz Müslümanlar nazarında önem arz eden bir aydır.

Maalesef sünnetin izini kaybetmiş olan bu çağa; dinde eksiklik olduğunu üstü kapalı bir şekilde ima ederek, yeni yeni ibadet şekilleri ve törenler, kutsal günler dahil edilmiştir. Hayatının tek yön vereni olan Kur’an’ı ve onunla nasıl amel edileceğini; Peygamberden (Sallallahu Aleyhi ve Sellem )  sahabeden,  raşid halifelerden, selef-i salihinden, ehl-i sünnetten öğrenmeyen insanlar düşüncelerini, dini tekeline alanlara emanet ederek sonradan dahil edilen bu ameller ile hemhal olmuştur. Allah azze ve celle mübarek olan ayları, gece ve gündüz yapılacak ibadetleri, hatta tuvalete giriş çıkışımızın nasıl olacağını bile; gerek kendi kelimeleriyle gerek ise Peygamberimiz aracılığıyla bize ulaştırmıştır. Bize düşen bunları öğrenmek ve hayatımıza geçirmek iken; kolay cennet arzusu ile tek gecede yeniden doğmak (günahlardan arınmak) zihniyeti ile hareket ediliyor. Allah azze ve celle kulunu affetmeyi murâd ettiği zaman, kulu nasuh (Bir daha günaha dönmemek üzere) bir şekilde tevbe edip elini açtığında bu muradını gerçekleştirir. Bunun için belirli gün ve gecelerin gelmesi beklenmez.

Rebiulevvel ayında içine düşülen hataların en büyüğü “Kim bir kavme benzerse o onlardandır.” (Ebu Davud) diyen Peygamber aleyhissalâtu vesselam için doğum günü (mevlid) kutlamaktır. İçerik ne kadar değişirse değişsin amel aynıdır. Nitekim Peygamberimiz aleyhissalâtu vesselam; “Onlar içki içerek, haram işlere bulaşarak doğum günü yapıyor ama siz çay içerek mevlid okuyarak doğum günü yapabilirsiniz.” gibi bir söylemde bulunmamıştır. Ve onun yasakladığı bir şeyi kılıflandırarak  dinin içerisine sokmak büyük vebal almaktır.

MEVLİD: Aşağı yukarı 1000 yıllık tarihi olan mevlid; ilk defa Şii Fatımî  Devleti’nde, yöneticilerin korsan devlet anlayışlarını gizlemek için; Peygamber Efendimizin her doğum gününde binlerce hayvan kesip, günlerce pişirip insanlara dağıttırmalarıyla gelenek haline bürünmüştür. İlerleyen zaman zarfları içerisinde değişime uğrayarak ve eklemeler de yapılarak günümüze kadar gelip  ibadet halini almıştır.

Kısa yoldan kurtuluş hayali kuran günümüz insanı ise,  ömrünün büyük bir kısmını Allah’a isyan ile geçirirken; hayatının çok dar bir kısmını teşkil eden ve kutsal olduğuna inanılan bugünlerde  belirli rekatlarda namaz kılarak ve belirli tesbihler çekerek vicdanını rahatlatıp her şeye yeniden başladığını düşünmektedir. Lakin biz mü’minler, dinde bize rehber olan şerefli ashab-ı kiramdan ve onları takip eden nesilden böyle bir uygulama göremiyoruz.

Bizlere düşen görev ise “Sünnetime azı dişlerinizle yapışın.” diyen peygamberin emirlerine itaat etmektir. Ancak bu yoldan gidersek kurtuluş yolunun anahtarını garantilemiş oluruz.

Elhamdulillahi Rabbil Âlemin..

ÖZGE İKE

NİHAL SONVERDİ

 



Henüz Yorum Yapılmamış. İlk Yorumu Yazan Siz Olun!

Yorumunuz başarıyla gönderildi. Editör onayından geçtikten sonra sayfada yayınlanacaktır.
Yorumunuz iletilirken bir hatayla karşılaşıldı. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.

Yorum Yazın

E-Mail adresiniz yayınlanmayacaktır. Endişe Etmeyin. (*) koyulan alanlar zounludur.

Diğer Yazılarımız