Safer Ayı Bela Ayı Değildir!
BİD'ATLERE KARŞI SÜNNETİ KORUYALIM...

İslami takvim; kamerî takvimdir. Kamerî takvimde de on iki ay vardır. Bunlardan ilki geride bırakmış olduğumuz muharrem, ikincisi ise içinde bulunmuş olduğumuz ay olan safer ayıdır. Cahiliye Arapları, aklımıza gelebilecek her türlü nesne ile şirk koşabildiği gibi; ölüm, doğum, mevsimler, hayvan isimleri, ay isimleri gibi kavramlarla da hurafe çıkarmayı başarmışlardır. Mekke’deki müşriklerin başlattığı ve ne yazık ki günümüze kadar da rüzgârı esen hatta yer yer fırtınası kopan bir hurafe bir bid’at olan inanç da safer ayının; bela, musibet, uğursuzluk, bereketsizlik, kuraklık... gibi olumsuzlukları barındıran bir ay olarak nitelendirilmesidir.  Hatta öyle ileri gitmişlerdir ki “Allah’ın bütün belaları bu ayda birinci  kat semaya indirdiği” görüşü insanlığa sunulmuştur. Akl-ı selim olan hiçbir mü’minin buna itibar etmesi beklenemez. Nitekim kadere iman, imanın şartlarındandır. Eğer başımıza gelecek olan bir musibet varsa, Allah azze ve celle bunu takdir etmişse, dilediği ayda bunu bize ulaştırır. Hatta bu ay sahih  hadislerle bereketi, fazileti çok olan ramazan ayı olsa da. Yine zıttı bir örnek olarak; eğer Allah azze ve celle bize bir fayda dokunduracaksa; onu bize ulaştırır. Bu ay putperest müşriklerin zihniyetini taşıyanların bela ayı olarak nitelendirdiği safer ayı olsa da. Rasulullah (sav) nasıl ki Kâbe’deki putları yıkmışsa, hurafeleri ve bid’atleri de yıkmıştır. Bizim de Rasulullah’ın adımlarını izleyip cahiliye adetlerini yıkmamız gerekmektedir.

Uğursuzluk; herhangi bir şeyde bulunduğu zannedilen ve işlerin ters gitmesine sebep olarak ileri sürülen bir durumdur. Değişik toplumlardaki ve değişik inançlardaki birçok insanın ortak zihniyeti uğursuzluk kavramıdır.  Oysa pak ve güzîde olan İslam  inancımız bize  Rasulullah  (sav) ile şunu öğretir:  Buyuruyor ki “İslam’da kötüye yormak yoktur, iyiye yormak vardır.” [Buhâri, Tıb, 54] “Eşyada uğursuzluk yoktur. Safer ayında uğursuzluk yoktur. Baykuşun ötmesinde uğursuzluk yoktur!” [Muslim, Selâm, 102]

 Alemlere rahmet olan peygamberin (sav) apaçık bir şekilde “Safer ayında uğursuzluk yoktur” deyişine rağmen dua kitaplarını satmak, dergilerine abone olan insan sayısını artırmak için sanki Allah’ın emriymiş gibi bu bidatleri yayan ve ona ittiba eden insanlar Allah katında apaçık bir şekilde suçludurlar. 1400 yıl önce yıkılan putları yeniden dikmek için uğraşan müşriklerin yolunu izlemektedirler. Peygamberimiz (sav) bu uydurmadan öteye geçemeyecek olan zihniyeti iptal etmiştir. Zaman, mekân, aylar, yıllar... Kısacası her şey Allah’ındır, mülk O’nundur. Zilhicce ne ise safer de odur, muharrem ne ise safer de odur, recep ne ise safer de odur!

Velhamdulillahi Rabbil Âlemin.

Nihal Sonverdi

Özge İke

Diğer Yazılarımız